Limamed, Atilla İlhan cad. No:8,34750 Ataşehir / İstanbul
sinüzit ameliyatı

Sinüzit Ameliyatı

Sinüsler, bazıları doğumda var olan bazıları ise çocukluk çağından itibaren oluşmaya başlayan, kafatasında bulunan ve burun bölgesine açılan kanallar şeklinde ilerleyen kemik boşluklarıdır. Bu hava keseleri, normal şartlarda gün içinde yaklaşık yarım litre mukoza salgılamaktadır.

Normal fonksiyonlarla üretilen bu mukoza sıvısı, burun üzerinde hareket ederek havadan nefes yoluyla taşınan partikülleri, toz parçalarını ya da bakterileri temizlemektedir. Bu mukoza sıvısı boğaza süzülüp yutulur ve böylece içinde barındırdığı ince parçacıklar mide asidi tarafından parçalanıp öğütülür. Bu durum, normal şartlarda vücut tarafından fonksiyonel olarak gerçekleştirilmektedir. Ancak sinüs adı verilen hava keselerinin içindeki mukoza sıvısının iltihaplanması sonucunda, sinüzit adını verdiğimiz durum ortaya çıkmaktadır.

Sinüzit Nedir?

Sinüzit problemi; yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren, tedavi edilmediği sürece çok daha ciddi sağlık problemlerine neden olabilen bir hastalıktır. Sinüzit kısaca; sinüslerin çeşitli nedenler ile enfeksiyona maruz kalması ve bunun sonucunda da baş ağrısı, burun tıkanıklığı gibi şikayetlere neden olması olarak tanımlanabilmektedir.

Belirtileri Nelerdir?

Sinüzit durumunda karşımıza çıkan temel belirtiler;

  • Yüz ve göz çevresinde meydana gelen ağrı, basınç ve tıkanıklık hissi
  • Kulakta doluluk hissi ve burunda tıkanıklık durumu
  • Normalde şeffaf olması gereken burun akıntılarının renkli veya bulanık halde gerçekleşmesi
  • Geniz akıntısı oluşumu
  • Öksürük ve baş ağrısı
  • Diş ağrısı
  • Yorgunluk ve ateş şeklinde kendisini gösteren bulgulardır.

Sinüzitin belirtileri genelde şiddetli geçirilen bir nezle hastalığına benzeyen bulgular oluşturmaktadır. Sinüzit, akut sinüzit ve kronik sinüzit olmak üzere iki tür durumlar olarak meydana gelmektedir.

Akut sinüzit; sinüs adı verilen hava boşluklarında meydana gelen iltihaplanma durumu eğer kısa süreli gerçekleşen bir enfeksiyon durumuysa bu duruma akut sinüzit adı verilmektedir. Akut sinüzitler, üst solunum yolu enfeksiyonlarında uygulanan yöntemlere benzer şekilde tedavi edilmektedir.

Kronik sinüzit; Sinüslerde meydana gelen iltihaplanmanın tekrar etmesi ve 3 aydan fazla sürmesi durumlarına ise kronik sinüzit adı verilmektedir. Kronik sinüzitlerde, ilaç tedavisinin yanı sıra cerrahi tedavi yöntemleri de uygulanabilmektedir.

Sinüzit ameliyatının nasıl uygulandığına değinmeden önce sinüzit tanısının nasıl yapıldığı hakkında bilgi vermek faydalı olacaktır.

Tanı Nasıl Konur?

Son on yılda, kentsel yaşamın sıklığı, kentleşmeye beraber artan hava kirliliği ve antibiyotiklere karşı artan direnç sebepleriyle tanı koyulan sinüzit vakalarında artış gözlemlenmiştir.

Fiziksel muayene; sinüzitin tanısı için gerekli olan öncelikli uygulamadır. Fiziksel muayene yoluyla, hastalığın hikayesi oluşturulmaktadır. Belirtileri değerlendirilerek sonraki aşamalara sağlam bir temel oluşturulur. Bu aşamada nazal endoskopik muayene gerçekleştirilmektedir.

Endoskopik muayene yoluyla, buruna açılan kanallar ve bu kanallarda meydana gelen komplikasyonlar detaylı şekilde gözlemlenebilmektedir. Endoskopik muayene yoluyla burun içi ve sinüs ağızlarının görülmesi tanının konulmasına kolaylık sağlamaktadır.

Radyolojik araştırmalar yoluyla tanı konulması uygulanan diğer bir tanı yöntemini oluşturmaktadır. Radyolojik araştırmalarda yapılan incelemelerde, Bilgisayarlı Tomografi (BT) uygulaması tanı açısından en yararlı tekniği oluşturmaktadır. Sinüslerin bilgisayarlı tomografisi yoluyla yapılacak tanı, tedavinin en hızlı ve etkili şekilde gerçekleştirilmesini sağlamaktadır.

Bu tanı yöntemlerinin yanı sıra, gerekli alerji testleri ve röntgenlerin de yapılması gerekmektedir.

Sinüzit Çeşitleri

Sinüzit probleminin şiddeti ve çeşidi hastadan hastaya farklılık göstermektedir. Bu durumda incelenen sinüzit problemi akut ve kroik sinüzit olarak ikiye ayrılmaktadır. Akut sinüzit çok daha kısa sürede tedavi edilebilirken kronik sinüzitte tanı ve tedavi süreçleri uzun sürmektedir. 

Akut Sinüzit

Akut sinüzitler, sinüzit belirtilerinin 4 haftadan kısa bir süre içinde kaybolduğu enfeksiyon durumlarıdır. Çoğu akut sinüzit, soğuk algınlığı sonucu başlamakta ve bakteriyel nitelikteki enfeksiyonun bu soğuk algınlığı durumuna etki etmesiyle meydana gelmektedir. Akut sinüzit tedavilerinde, üst solunum yolları hastalılarında uygulanan tedavilere benzer yöntemler kullanılmaktadır. Bazı kronik sinüzitlerde de uygulanan bu yöntemler, 10-14 gün gibi bir süreç boyunca hastaya tanı yoluyla uygun görülen antibiyotik kullanımıyla gerçekleştirilmektedir. Ayrıca tıkanıklık ve enfeksiyon sebebiyle, burun içerisinde meydana gelen şişlikleri gidermek amacıyla bazı ilaçlar kullanılmaktadır.

Kronik Sinüzit

Kronik sinüzit, dokularda şişliğin gözlemlendiği ve temelinde enfeksiyonun bulunduğu uzun süren ve tekrar eden sinüzit belirtileri olarak karşımıza çıkmaktadır. Kronik sinüzit tedavisinde ise, cerrahi tedavi en uygun yöntemdir, çünkü ilaç tedavisi beklenen etkiyi gerçekleştiremeyecektir. Kronik sinüzit durumlarında, kişide 3 ay ve daha uzun süre devam eden sinüzit belirtileri söz konusu olmakta ve bu durum hayatın bir parçası haline gelecek kadar uzun sürmekte, hasta ilaç tedavisine yanıt vermemektedir. Bu sebeple, kronik sinüzit teşhislerinde en etkili yöntem olarak karşımıza ameliyat uygulaması çıkmaktadır.

Sinüzit Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Sinüzit ameliyatları, mukoza örtüsünün yatıştığı, kan dolaşımının azaldığı ve uzun süreli enfeksiyon durumunun en sağlıklı döneminde yapılmalıdır. Böylece, bu dönemde gerçekleştirilen cerrahi müdahalelerde, oluşabilecek kanama riski düşmekte, dokularda meydana gelen şişmelerin azalmasıyla daha geniş ve temiz bir operasyon alanı sağlanmaktadır.

Sinüzit ameliyatları, çok hassas ve teknik ameliyatlardır. Sinüs boşlukları ve kanallarını oluşturan kemik yapıları aşırı ince ve hassas niteliktedir.

Endoskopik sinüzit ameliyatları, endoskopik görüş ile bu hassas ve ince yapıdaki kemiklere uygulanan teknik müdahaledir. Endoskopik sinüzit ameliyatıyla, sinüslerin yeniden normal şekilde işleyişini sağlayacak şekilde bu ince ve hassas dokular temizlenebilmektedir. Endoskopi yoluyla burun içine girilerek, özel mikro cerrahi aletlerle sinüs ağızları genişletilmekte ve sinüs içleri temizlenerek operasyon gerçekleştirilmektedir.

Bunların yanında, ‘shaver’ adı verilen ve bu ince dokuları temizlemeye yarayan ince araçlar, ileri kafa tabanı müdahalelerinde ise navigasyon sistemleri, sinüzit ameliyatlarında kullanılabilecek teknolojik gereçlerdir.

Sinüzit ameliyatları genel anestezi yoluyla gerçekleştirilen, sinüslerin çeşitliliğine göre 45 dakika ile 1 buçuk saat aralığında sürebilen operasyonlardır.

Sinüzit ameliyatları bitiminde, küçük süngersi ve günümüzde özellikle tercih edilen, eriyebilen tamponlar yerleştirilmektedir.

Hastalar genelde normal aktivitelerine 4 gün içerisinde dönebilmektedirler.

Ne Zaman Başvurulmalıdır? 

Sinüzit hem yetişkinlerde hem de çocuklarda görülebilen bir problemdir. Sinüslerin iltihaplanması sonucunda yaşanılan burun tıkanıklığı, baş ağrısı ya da yüzde dolgunluk hissinin yanı sıra aynı zamanda diş ve göz enfeksiyonlarına da neden olabilen sinüzit problemi;

  •  ilaçla tedavi 
  •  burun spreyleri ya da burun yıkama 
  •  yaşam tarzında değişiklikler
  •  alerji tedavileri 

gibi yöntemler ile tedavi edilebilmektedir. Ancak sinüzite neden olan faktörlerin nitelikli bir şekilde belirlenmesi ve bu faktörlerin ortadan kalıdırlması öncelikli tedavi yöntemleri arasındadır. Bu açıdan değerlendirildiğinde öncelikle sinüzite neden olan faktörlerin üzerinde durmak gerekmektedir.

Alerjik reaksiyonlar; özellikle bahar alerjileri ya da alerjik rinit gibi alerjik hastalıklar, sinüslerin içerisindeki mukozal yapının bozulmasına neden olabilmekte ve bu durum sinüzit problemine neden olabilmektedir. Alerjik reaksiyonların önüne geçilerek sinüzit problemi de ortadan kaldırılabilmektedir. 

Uzun süre soğuk algınlığına maruz kalma; soğuk algınlığına sık sık maruz kalma ve bu problemin nitelikli bir şekilde tedavi edilememesi sinüzite neden olan bir diğer faktördür.  Bu problemin ortadan kaldırılması sonucunda sinüzitin neden olduğu şikayetleri de ortadan kaldıracaktır. 

Sinüslerdeki anatomik bozukluklar, doğumsal ya da tarvmaya bağlı nedenler ile açığa çıkan sinüslerdek şekil bozuklukları da sinüzit problemine neden olabilmektedir. Bu problemin giderilmesi cerrahi yöntemler ile mümkün olabilmektedir.

Sinüzit problemi akut ve kronik olarak iki şekilde değerlendirilmektedir. Akut sinüzit ilaç tedavisi ile ortadan kalıdırılabilirken; 3 aydan uzun süre şikayetlere neden olan kronik sinüzit probleminde ilaçla tedavi yöntemleri fayda sağlamamaktadır. Bu nedenle cerrahi yöntemlere başvurulabilmektedir. 

Sinüzit Ameliyatı Sonrası Yaşam

Sinüzit ameliyatı günümüz teknik imkanları doğrultusunda endoskopik yöntemler ile  uygulanabilmektedir. Sinüslerdeki şekil bozukluklarının giderilmesi, sinüslerin iltihaptan arındırılması ve sinüslerin buruna ulaşan ağızlarının genişletilmesi amacı ile endoskopik sinüs ameliyatı teknikleri uygulanmaktadır. 

Sinüzit ameliyatı sonrasında dikkat edilmesi gereken birtakım noktalar bulunmaktadır. Ve bunlar aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir; 

  •  Sigara kullanılmamalı, sigara kullanılan ortamlarda bulunulmamalıdır.
  •  Alerjik reaksiyona neden olabilecek faktörler yaşam alanından uzaklaştırılmalıdır. (halı, battaniye, çiçek ve tüylü hayvan)
  •  Soğuk algınlığına neden olabilecek durumlardan kaçınılmalıdır.
  •  Çalışma ve yaşama alanındaki havalandırma sisteminin periyodik temizlikleri aksatılmamalıdır. 

Sinüzit ameliyatı sonrasında günlük yaşam içerisinde yukarıdaki maddelere dikkat edilmediği durumlarda problemin tekrarlama olasılığı oldukça yüksektir.